Hoşgeldiniz  

Av. Tugay Bek “İktidar anayasaya aykırı genelgelerle ülkeyi yönetmek istiyor”

İkrar-HA1 | 07 Mayıs 2021 | Dünya, Gençlik, Genel, Güncel Haberler, Kadın, Manşet, Politika, Röportaj, Son Dakika A- A+

Av. Tugay Bek “İktidar anayasaya aykırı genelgelerle ülkeyi yönetmek istiyor”

İKRAR – 2018 Seçimleri sonrasında fiili olan durumun hukuki olarak resmi bir şekilde başlaması sonrası Türkiye’de en çok yıprananlardan biri olan Adalet kurumları karar almakta tek adam yönetimini memnun etmeye çalışıyor. En son Anayasa’ya aykırı bir şekilde genelge yayınlayan Emniyet Genel Müdürlüğü’nü savunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarını Adana Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Av. Tugay Bek ile konuştuk. Yayınlanan genelgelerin anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirten Bek ilgili mahkemelerin bu genelgelerin yürütmelerinin durdurması gerektiğini belirtti.

İçişleri Bakanlığı tarafından sözlü bir şekilde Valiliklere iletilen alkol satışının yasaklanması ve yine İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gösteri, protesto, basın açıklamaları gibi faaliyetlerde gazetecilerin, kolluk kuvvetlerinin özel hayat gizliliğini ihlal ettiği gerekçesi ile görüntü ve ses kaydı almalarını yasaklayan genelgesi hakkında konuşan Av. Tugay Bek “Meslek dayanışması gereği kolluk kuvvetler bir birlerini koruyacaktır. Olası bir hak ihlalinin görüntülenmesini engellemek kendi başına hak ihlalidir. Danıştay bu genelgenin yürütmesini durdurmalıdır” dedi.

“İKTİDAR GENELGELER YOLUYLA ÜLKEYİ YÖNETMEYE ÇALIŞIYOR”

Anayasanın 13’üncü maddesini vurgulayarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesi üzerine konuşmasına başlayan Av. XXX “İktidar normalde hiyerarşik olarak en altta olan genelgeler yoluyla bütün ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Genelgeler yoluyla temel hak ve hürriyetlerini sınırlandırmak istiyor. Anayasanın 13üncü maddesi temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunlarla düzenlenebileceğini belirtmiştir. Oysa bu temel hak ve hürriyetlerle ilgili bir konu olduğu açıkken, sadece meclisin yetkili olduğu açıkken genelge çıkartılmış olması tam bir hukuksuzluktur. Anayasanın düşünce ifade hürriyeti ile ilgili hükümlerine, basın kanununa, düşünceyi yayma hürriyetine ilişkin anayasanın hükümlerinin tamamına aykırıdır. İktidar, elindeki büyük medya gücü ile bütün gelişmeleri kendi bakış açısıyla topluma yansıtmak istiyor, oysa polisin kendi yetki sınırlarını aşan sokakta işkence boyutlarına varan kötü muamelesinin topluma yansıtılması, görünür hale gelmesinden iktidar rahatsız” dedi.

“ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ PRENSİBİNE SIĞINIYORLAR OYSAKİ…”

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün polis müdahalelerinde görüntü ve ses kaydı alınmasını yasaklayan genelgesinin gerekçesinin “Özel hayatın gizliliği prensibi” olduğunu belirten Av. Tugay Bek “İktidar, toplumsal olaylarda polisin yetki sınırlarını aşan müdahalelerinde iktidar sığındığı nokta ise özel hayatın gizliliği prensibi. Oysaki özel hayatın gizliliği  vatandaşı koruyan bir hak olmalıdır. Devleti koruyan bir hak değildir. Devletin hakkını koruyan bir haktan bahsedemeyiz. Kaldı ki sokakta işkence görenin işkence görmeme hakkı, kötü muamele görmeme hakkı var. Bu hakkı karşısına ona işkence yapan kötü muamele de bulunan polisin gizli hayatın gizliliği prensibi ile vatandaşın ki karşı karşıya konulamaz. Bu açıkça hukuksuzluktur” dedi.

“GEORGE FLOYD OLAYINDA DA GÖRDÜK, O GÖRÜNTÜ OLMASAYDI KATİL SERBEST KALIRDI”

Tüm dünyada örnekler olduğunu belirten Av. Tugay Bek “ABD’de geçtiğimiz yıl George Floyd isimli siyahinin polis tarafından güpegündüz öldürülmesi burada bulunan sivillerin cep telefonuyla çekmeleri ile dünya kamuoyunun gündemine oturmuştu. Eğer bu yapılmış olmasaydı Floyd’un katili muhtemelen meslektaş dayanışması ile suçtan kurtulacaktı. Eğer bugün o katil ceza almışsa orada bulunanların bunu görüntülemesi sonucundadır. Yine bir örnekte Filistin’de gerçekleşti. Filistin’de bir İsrail askeri uzun namlulu silahıyla yerde yatan bir Filistinli gencin kafasına tüfeğinin namlusunu dayayarak ateş etmişti. Görüntülenmeseydi bundan kimsenin haberi olmayacaktı. Devletler bu rahatsızlığın bir sonucu olarak tedbirler alıyorlar. Türkiye bu genelgeyle bu hukuksuzlukların görünür olmasını engellemektir. Polise işkence yapma, kötü muamele yapma yetkisi veriyor. Açık açık polise siz sokakta birisini dövüyorsanız ve biri de bunu görüntülüyorsa, aynı muamelenin mislini çekim yapan kişiye yapmaktan çekinmeyin diyor. Bu genelgenin polis jargonunda anlaşıldığı durum bu” dedi.

“BU GENELGE ÇOK VAHİM BİR ŞEKİLDE KULLANILACAKTIR”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başta olmak üzere birçok İktidar partilinin savunduğu genelgenin çok ağır bir şekilde hukuksuzca uygulanacağını belirten Av. Tugay Bek “Bu ülkede Metin Göktepe bir haberi takip ederken polis tarafından öldürülmüştür. Polisin kendi uyguladığı suçları görüntülüyen kişilere karşı tahammülsüzlüğü bilenen bir durum. Şimdi bu aynı zamanda polisin yetkisini aşan müdahalelerin mağduru olan kişilerin yargıya başvurdukları anda ellerinde bulunacak delillerin ellerinden alınması durumudur. Cezasızlık pratiği var ülkemizde. Bu genelge ile bu durum daha çok artacaktır. Kamu görevlilerinin suç işleme özgürlüğünü güçlendiren bir genelgedir. Hukuka aykırı bir emire kamu görevlisinin uygulaması mazhur karşılanamaz. Hukuka aykırı bir genelgedir bu. Bu genelgeyi dayanak alarak gazetecilere sivillere müdahale eden kamu görevlileri hukukun yargılamasından ve cezadan kurtulamaz” dedi.

“DANIŞTAY ve İDARİ MAHKEMELER YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERMELİDİR”

Temel hak ve hürriyetleri ayaklar altına alan genelgenin ilgili idari mahkemeler ile DANIŞTAY’ın müdahale etmesi gerekiğini belirten Av. Tugay Bek “Bu genelgenin iptali ile ilgili davalar açılıyor. Bu davaların takibi gerekmektedir. Hem bu genelge hemde içki satışı genelgesi ile ilgili aynı şeyler söylenebilir. DANIŞTAY ve idari mahkemeler neden yürütmeyi durdurma kararı vermezler. Temel hak ve hürriyetlerini ayaklar altına alan hukuksuz bir genelgenin yargılamanın sonunu beklemeden derhal yürütmeyi durdurma kararı vermelidir. Anayasada bahsi geçen temel hak ve hürriyetlerin bir yargı güvencesi altında olduğundan bahsedilemez. Evvela yürütmenin durdurma kararlarının verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu muamelelere maruz kalan gazeteciler veya vatandaşlar derhal suç duyurusunda bulunması gerekir. Polisler bir genelgeye sığınarak vatandaşlara veya gazetecilere her türlü muameleyi uygulayabilecekleri kanısına varmış olabilirler. Ancak bu hukuksuz bir genelgedir” dedi.

 

 

 

İKRAR HABER AJANSI

(Haber Merkezi)

 

 

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 İkrar Haber Ajansı Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.