Hoşgeldiniz  

Güzeltepe Halkı katledilen Fatma Akdeniz için yürüdü

İkrar-HA1 | 12 Temmuz 2021 | Dünya, Gençlik, Genel, Güncel Haberler, Kadın, Manşet, Politika, Son Dakika A- A+

Güzeltepe Halkı katledilen Fatma Akdeniz için yürüdü

İKRAR – İstanbul’un Eyüp ilçesinde evli olduğu erkek tarafından sokak ortasında acımasızca katledilen Fatma Akdeniz için bugün komşuları, dostları ve sevenleri yürüdüler. İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararının derhal geri çekilmesi çağrısı yapan Güzeltepe Halkı, Fatma Akdeniz’in katili Tekin Akdeniz’in derhal bulunup cezalandırılmasını istediler.

Evli olduğu erkek tarafından sokak ortasında kafasına kurşun sıkılarak katledilen Fatma Akdeniz için bugün yaşadığı kentin sokaklarında Güzeltepe Halkı Fatma Akdeniz için yürüdü. İstanbul Sözleşmesi’nin fesih edilmesini tasdik eden, destekleyen katillerin açıklamarı tüyler ürpertirken gece yarısı bir kadın cinayeti haberi Eyüp’ten geldi. Sokak ortasında kafasına kurşun sıkılarak katledilen Fatma Akdeniz’in katili Tekin Akdeniz elindeki silah ile havaya ateş aça aça kaçmış ve izini kaybettirmişti. Her gün her an polis gözetiminde olan mahallede o gün cinayeti durdurabilecek ya da katili yakalayabilecek bir polis görülmedi. Bugün Fatma Akdeniz’in komşuları, sevenleri ve dostları mahallede Fatma Akdeniz nezdinde katledilen tüm kadınlar için bir yürüyüş tertip ettiler, yürüyüş polis ablukasında ve saldırıları ile sürekli engellenmek istendi. Nurtepe ve Güzeltepe Halkı adına bir açıklama yayınlanırken İstanbul Sözleşmesi hakkında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da bu karardan vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

Nurtepe ve Güzeltepe Kadınları adına gerçekleştirilen açıklama da şu ifadeler yer aldı;

 

Dün gece mahallemizde,  hergün gördüğümüz, konuştuğumuz, ekmeğimizi bölüştüğümüz kız kardeşimiz Fatma AKDENİZ evli olduğu erkek Tekin AKDENİZ tarafından katledildi.


Fail cinayeti işledikten sonra mahallemizde cinayeti işlediği silahıyla elini kolunu sallayarak, havaya ateş ederek çekip gidiyor. Her gün, her saat  mahallede cirit atan polisler, bizi durdurmak için başımızda bekçi koyanlar nerede? Bu cinayet neden engellenmedi?  

Bizler bu mahallede yaşayan kadınlar olarak kız kardeşimizin öldürüldüğü bu meydanda İstanbul Sözleşmesi yaşatır, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek faillere ön açmak demektir, kadın cinayetleri politiktir, bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok diye bağırdık. Kadınların mücadelesinden korkanlar her açıklamamızda, eylemimizde onlarca polisle bizlere müdahale ederken Fatma AKDENİZ öldürürken neredeydi?


İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı, tek adamın kararı ile ‘’çıktık ve bitti’’ diyenler, İstanbul Sözleşmesi aileyi yıkıyor diyenler bu cinayetlerin azmettiricileridir.


 Bir gecede aldığınız kararın, uygulamadığınız yasaların sonucunu biz hayatlarımızla ödüyoruz.


2021’in ilk 6  Ayında erkekler en az 180 kadını katletti, kadın cinayetlerinin çoğu şüpheli ölüm olarak yansıtıldı. Bu arada Musa Orhan, Ümitcan Uygun gibi katillere rahatça gezme rahatlığını veren erkek yargı bir yandan Ali Ay gibi katillere de cesaret verdi.

“Bana bir şey olmaz” ülkesi haline gelen bu ülkede her gün en az 3 kadın katlediliyorken kimsenin ve hiçbir kurumun yalanlarını dinlemeye tahammülümüz yok!


İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olan Türkiye, sözleşmeyi uygulamanın aksine kadın derneklerini nasıl kapatırım, kadın kurtuluş mücadelesi verenleri nasıl engellerim diye kolları sıvamış durumda.


Hayatını hakkını savunan kadınları engelleyenler, LGBTİ+ları düşmanlaştırıp hedef gösterenler açıkça suç işliyorlar. Hükümetin erkek egemen, kadın düşmanı, homofobik, ötekileştirici politikaları her gün hayatlarımıza kast ediyor.


İçişleri bakanı kadın cinayetleri azaldı yalanının üstüne bir de faili meçhul cinayet yoktur diye açık açık yalan söylüyor. Çürümüş sisteminizin her yerinden kadın cinayeti, şiddet, istismar, yolsuzluk, riyakarlık akıyor.


Bu ülkede yaşayan bütün kadınlar her an şiddetle, tehditle karşı karşıya. Toplumun hangi kesiminden olursa olsun kadınlar, erkek şiddetine karşı savunmasız bırakılmak isteniyor.
Failler serbest bırakılırken; pandemi bahane edilerek çıkarılan infaz yasasıyla şiddet faili erkekler, katiller serbest bırakılıyor. Ama Nevin Yıldırım, Aylin Işık, Gülşen Bilgi gibi hayatlarını, kendileri korumak zorunda olan kadınlar hala hapishanedeler. Hayatımızı savunmak, Haklarımızı sahip çıkmak suç değildir!


Suç; erkek yargının fail erkeklerin sırtını sıvazlamasıdır, bir kereden bir şey olmaz demektir, hayatını korumak için öz savunma uygulayan kadınlara ceza vermektir, kadınlar yüzünden işsizlik artıyor demektir, Gülistan Doku’yu 554 gündür bulmamaktır, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmektir, 6284’ü uygulamamaktır.


Bizi öldürenleri serbest bırakan, istismarı normalleştiren, erkek şiddetini yargılamayıp serbest bırakan erkek egemen yargınıza da, bu zihniyetinizede  kurumlarınıza da tahammülümüz yok.  Kadın cinayetleri politiktir. Bir kişi daha eksilmeyene dek, haklarımızın, hayatlarımızın hesabını soracağız. Bu davanın takipçisi olacağız.  Yaşam alanlarımızda, mahallede, evde, sokakta, kampüste, iş yerinde güvende olmak istiyoruz. Bunun için kadın dayanışmasını büyütmeye tüm kadınları mücadeleye çağırıyoruz.

 

İKRAR HABER AJANSI

HABER MERKEZİ

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 İkrar Haber Ajansı Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.