Hoşgeldiniz  

İKRAR YAZI KOLEKTİFİ – Aleviliğin Etik Politikliği

İkrar-HA1 | 11 Mayıs 2021 | Alevilik, Çocuk, Dünya, Foto Galeri, Gençlik, Genel, Güncel Haberler, Kadın, Kültür Sanat, Manşet, Politika, Son Dakika A- A+

İKRAR YAZI KOLEKTİFİ – Aleviliğin Etik Politikliği

İKRAR Haber Ajansı – Yazı Kolektifi’nin imzası ile kaleme alınan “Aleviliğin Etik Politikliği” yazısı ile hafıza çalışması yapmayı planladık. Alevilerin inanç pratiklerinin ne türden bir politikliğe haiz olduğunu kavrama ve anlatma kaygısı güden bu yazı Alevilik inancını yeryüzü anlayışına bakarak onun etik politik damarını ön plana çıkarmak istemektedir.

Aleviler yüzyıllardır hakim inanç sistemlerinin baskısı altında kendilerini var kılmak için her türlü mücadele alanını politik bir mevzi olarak inşa etmeye çabalamışlardır lakin bizim amacımız yaşama içkin bir politikliğin Alevilikte hali hazırda var oluşudur. İşte İkrar Yazı Kolektifi olarak sevgili okuyucularımız için kaleme aldığımız yazımız…

 

ALEVİLİĞİN ETİK POLİTİKLİĞİ

 

İnançlarının oluşturduğu ahlaki zemin gereği Aleviliğin anti- ırkçı anti- mezhepçi ve toplumsal cinsiyet karşıtı yönünü vurgulamak için Aleviliğin anlam dünyasına bakmak gerekmektedir. Aleviliğin bu topraklarda oluşturduğu hafıza ülkemizin kurucu mefhumlarını alttan dinamitlemiştir. Bütün farklı kimliklerin kendi farklarını koruyacağı bir düzlemin düşü alevilerin temel dertlerinden biridir. Ancak ulus devlet altında tekleştirilen farklı yaşam unsurları (farklı mezhep ve halklar) birbirleriyle ilişkilenirken kardeşlik değil düşmanlık hukuku üzerinden karşılaşmalar yaşamak zorunda bırakılmışlardır. Bu hukukun oluşturulamamasının temel sebebi sünni-türk bir anlayış üzerine oturan topraklarda yaşamak zorunda oluşumuzdan başka bir şey değildir. Alevilerin insana bakışı insanların farklı ulus veyahut mezhepten olmasından duyulan saygının da ötesinde doğrudan bu dünyada var olan ve bu yönüyle saygı duyulması gerekilen bir bakışa aittir. Yani insanlık oluşturduğu farklı yaşayış biçimlerinden öte bir canlı olarak saygı duyulması ve korunması gereken bir canlıdır.  Bu Aleviliğin “Benim kabem insandır” dediği şiarın hikayesidir. Irklar değil insanlığın tümü saygı değerdir aleviler için. Irklar ortak zenginlikler olarak barış içinde bir yaşamın vazgeçilmez uzantılarıdır. Bu kocaman hikayede önemli olan tek şey şüphesiz insan ve halklar değildir. Doğaya karşı olan tutumları ve ilişkilenmeleri de Aleviliğin etik politikliğinin başka bir göstergesini oluşturmakta. Alevilerde insan doğanın sahibi olarak var değildir. Doğa yeryüzün içinde yaşayan her canlıya aittir. Aleviler doğayı bu estetik biçimiyle okumaktadır. Doğa bir sömürü nesnesi olmaktan çok tüm canlıların ortak çatısıdır. Doğa ve içindekiler çokluğun zengin unsurlarıdır. Bu yüzden doğayla üstün ve hiyerarşik bir yerden değil yatay ve eşitlikçi bir yerden ilişki kurulur. Aleviliğin başka bir ilerici yönüyse kadın bakış açılarıdır. Kadınlara olan anlayışları bakımından birçok gerici anlayışın çok ötesinde bir duruş gösteren aleviler için erkek kadından üstün değildir. Kadın da erkek gibi bu doğada olmaklığından kaynaklı saygı ve sevgi gösterilmesi gerekilen bir canlıdır. Bunun bugün alevi toplumundaki yaşanılırlığı tartışılsa da önemli olan şu an için dünyayı krize sokan birçok meselenin çözümünü yönelik bir yaşam felsefesinin Aleviliğin özünde bulunuyor oluşudur. Bu gerçekliği tüm gündelik yaşantımıza uygulamamız uzun mücadelelerin sonucu olarak kazanılacaktır şüphesiz. Çünkü mevcut sistem Aleviliğin eşitlikçi felsefesini arka planda bırakarak onun mezhepçi yönleriyle kamusal alanda var olmasını istemekte. Alevilik kendi yaşayış biçimi gereği etik politiktir. Etikliği onun yeryüzünü ve içindeki canlıları okuma biçimde zuhur etmektedir. Doğayı, diğer halkları ve mezhepleri, kadını ve yeryüzünün tamamını etik politik bir çerçeveden yaşama gayreti sürekli bastırılan alevilerin şiddete maruz bırakılmalarının temel sebebi bu hafızanın egemenlerin egemenliğini tehtid etmelerinden sebeptir. Egemenliklerini bu üç unsuru kontrol altına alarak sürdüren bir düzen için Aleviliğin hayatı duyumsama ve inşa etme gayreti politik bir baskı ve katliamlar tarihini de beraberinde getirmiştir. Kendilerini üstünlük fantazisi üzerinden kuran devletler için temel tehtid eşitlik talebidir. Bugün ve yıllardır direnen diğer halklar ve inançlar gibi aleviler de kendi felsefi zeminini korumak ve yaşatmak için ellerinden geleni yapmaktalar. Sistematik baskıya boyun eğmeyerek yıllardır bir şekilde bu felsefenin yürütücüsü olmaya gayret göstermekteler. Her dönemin egemenlerinin kendinden farklı olanı ezme çabası aleviler de ters tepmiş, öldürülmelerine karşın yaşamı daha güçlü savunmuşlardır. Bugün dünya ve yeryüzü için gereken tek şeyin onurlu bir barış olduğu fikri Aleviliğin içkin unsuru olarak daha da tartışılmayı beklemektedir. Yeryüzünün temel dertleri olan ve olağanüstü bir ivme kazanan kadın cinayetleri ve doğa katliamını önlemek için Aleviliğin tarihsel hafızasını düzenli olarak hatırlamalı ve mücadele araçlarını bu düzey üzerinden kurmaya girişmeliyiz.  Bu üç bakış açısına sahip olmaları politik açıdan Alevilerin eşit ve demokratik bir ülke de yaşamak istemeleriyle çok paraleldir. Yukarıda kısaca bahsettiğimiz bu bakış açısı zenginliğini başka yazılarımızda daha da derinleştirmek adına ilk yazı serüvenimizi bu başlıklarla başlatmak istedik. Üzerine daha çok tartışacak ve yazacağız. Sevgiyle kalın..

 

 

İKRAR HABER AJANSI

 

 

 

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 İkrar Haber Ajansı Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.