Hoşgeldiniz  

Sevim Yalıncakoğlu “Uğur Kurt” için yazdı…

İkrar-HA1 | 23 Mayıs 2021 | Alevilik, Dünya, Gençlik, Genel, Güncel Haberler, Manşet, Politika, Son Dakika A- A+

Sevim Yalıncakoğlu “Uğur Kurt” için yazdı…

İKRAR – Okmeydanı Cemevi önünde 22 Mayıs 2014’de polis kurşunu ile katledilen “Uğur Kurt” anısına Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Üyesi Sevim Yalıncakoğlu biz yazı kaleme aldı.

 

İşte Sevim Yalıncakoğlu’nun kaleminden “Uğur Kurt”…

 

“Yavrum sana mı yanayım senin derdinden gidene mi yanayım yavrum,

ben yüreğime taş bağlıyorum, sürmelilerim canlarım.

Bana küsmen, getmiyor yüreğim yavrum.

Derman koymadın bende 7 senedir yavrum.

Yoluma yürütmez ettiniz beni yavrum.

Ben ne edeyim yavrum”

22 Mayıs 2014 yılında Okmeydanı Cemevine, Hakka Yürüme Erkanına katılmak için gelmişti Uğur Kurt. Köylüsünün Erkanına katılıp belediyedeki işine gidecekti.

O gün Soma Madenci katliamı anmasına polis saldırı düzenlemişti. Okmeydanı Cemevi çevresi yoğun gaz bulutu altındaydı. Eylemcilerin attığı molotofa silahla karşılık vermeye çalışan polis Cemevinde sivillerin olduğunu bile bile Cemevi bahçesine ateş etti. Uğur Kurt gaz bulutu içinde yere yığıldı. Ambulans uzun süre gelmedi. Çatışma alanına girmek istemediği söylendi. Hayati süre geçtikten sonra gelen ambulans Uğur’u Okmeydanı Eğitim Araştırma hastanesine canlı yetiştirmiş olsa da Uğur, akşam saatlerinde Hakka Yürüdü.

7 yıl geçmesine rağmen bugünkü gibi aklımda.

Cemevi bahçesinde ameliyatın bitmesini bekliyoruz. Annesi, eşi ve ailesi bahçede. İçeriden Uğur Şehit düştü diye bir ses duydum. O kadar öfkelendim ki kelimeler tarifsiz kalır. Devlete öfke, ambulansa öfke, polise öfke. Uğur’un artık yaşamıyor olmasına neden olan herkese inanılmaz bir öfke duyuyorum.

Dün Uğur’un ölüm yıldönümüydü.

Okmeydanı Cemevinde 15-20  kişi ile anma için bekliyoruz. Annesi Gülnaz Kurt bahçe kapısından içeri giriyor. Cemevi tarafından hazırlanmış olan Uğur Kurt fotoğrafını hasretle öpüyor. Hakka niyaz eder gibi yitip giden oğluna niyaz ediyor.

Bir ince ağıt yaktı Gülnaz Ana.

Sıraç Türkmenlerinin hakka yürüyen evlatlarının arkasından yaktığı ağıtlardan yaktı ince ince , ip gibi süzülen gözyaşları ile. Ben ve Dilek (Güneş) büyülenmiş gibi dinledik.

Alevi kurumlarından bir kaç temsilci, Cemevi yönetimi ve Uğur’un ailesi ile Cemevi bahçesinde, Uğur’un vurulduğu yerde anma yapıyoruz. Sevgili Turan Çerikçi’nin konuşmasının ardından Gülnaz Ana konuşma yapıyor.

“benim gücüm devlete yetmedi yavrum

ne benim gücüm yetti ne başkasının gücü yetti yavrum

affet beni yavrum”

Alibeyköy Cemevinden Mehmet Can, işte bu dedi. Bizi tarif eden en yalın kelime bu. “Gücümüz yetmedi yavrum”

Gülnaz Ana aslında tek kelime ile Alevilerin devlet nezdindeki yerini tarif etti. Öyle büyük büyük cümlelere, sayfalarca analizlere gerek olmadan, devletin kendi katilini nasıl koruduğunu ve bizim kendi canımıza nasıl sahip çıkamadığımızı anlattı.

Devlete her daim her yerde isyan ediyoruz, olması gerektiği şekilde isyan ediyoruz, yıllar süren hak mücadelesi veriyoruz. Vereceğiz de.

Ama özeleştiriyi eksik bırakıyoruz.

 

Mahkemede neden az kişi olduğumuzun, anmaları neden çok az kişi ile yaptığımızın özeleştirisini eksik bırakıyoruz.

 

Pandemi bitiminde sonra Alevi kurumlarının halkla tekrar bağ kurmasının  asli görevimiz olduğunu bilmekle birlikte, büyük bir toplanma ile sadece özeleştiri yapma zorunluluğunun doğduğu aşikar.

 

Ne yapmalı, nasıl yapmalı? Yitip giden canların hakkına nasıl sahip çıkmalı. ?

 

Umarım 22 Mayıs 2022 ‘de bu sorularının cevapları bulunmuş olur.

 

Yüzlerce Canla anarız Uğur’u. Gülnaz Ana yalnız ağıt yakmaz zorunda kalmasın diye…

 

Aşkı Niyazlarımla,

 

 

İKRAR HABER AJANSI

HABER MERKEZİ

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 İkrar Haber Ajansı Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.